Ne Mutlu Türküm Diyene!

“Bu sitede yer alan “Genel Türk Tarihi
mahiyetindeki büyük çalışmaya "Türk Turan Tarihi"
isimini vermemiz deki maksat şudur:
Türk tarihi ve milletinin bir bütün olduğunu,
beşbin yıl önceki Oğuz Hanın bir çerisi ile bu günkü
halktan birinin mahiyet farkının olmadığını,onu farklı kılanın
yüreğindeki kızılelmayı yitirmiş olması yada Büyük Turan düşüncesini
beyninden atmış olması olabileceğini vurgulamaktı.
Yüreğimizdeki Kızılelma ülküsü ve beynimizdeki
Büyük Turan düşüncesi ile Kuzey Sibiryadan Mançuryaya,
yada Amarikanın öteki ucunda bulunan Turan Soylu bir Kızılderili şefinden,
Yemen illerinde kalmış Türkçe konuşmakta inad eden
Anadolu Türkü Şeyh efendiye kadar biz büyük ama çok büyük bir milletiz.
Büyük Turan Devleti denince de zaten bu büyük
Milletin (her nerede yaşıyorsa) bulunduğu mekan ve yüreğindeki Kızılelma anlaşılmalı”.
 
              Tarihin başlangıcından itibaren ismi konmuş, coğrafyası tanımlanmış ve bütün iç dinamikleri tamamlanmış olarak günümüze kesintisiz bir nehir gibi akıp gelen çok az toplum  vardır. Bunlardan biride Türk toplumu (cemiyeti) yada Türk milletidir.
      Bir toplumun (cemiyetin) yada milletin bu evrenden bir tek talebi vardır o da kayıtsız şartsız yaşama hakkı dır. Daha düz bir deyişle varolma talebidir.
      Devlet, sistem, rejim ve her türlü organize yapı, milletin asıl varlığından sonra gelir. Milletin varolma olgusu yanında, Başkaca önem atfedilen ne varsa değersiz kalır. Milletin  birinci asli görevi varlığını sürdürmektir.
     Milletler varlıklarını sürdürmek için idealleri ile beslenir kuvvet bulurlar. Millete hayatiyet veren,  tarihi seyir içerisinde geleceğe intikalini sağlayan, temel unsur elbette ki ülküleridir, Ülküler ve gerçekçi davranışlar tarihi akışı sağlar.